Fizik Tedavi ve

Alternatif Tıp

Ana sayfa
Hakkımda
Alternatif Tıp
EFT
Quantum Enerji
 Reiki
Tetik nokta masajı
Fizik Tedavi
Osteoporoz
Myofasial Ağrı
Fibromyalji
Boyun Ağrıları
Bel Ağrıları
Refleksoloji
Osteoartrit
Lenf drenaj masajı

Dr.Sinan Yaradanakul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı

“Ayaklar bedenin aynasıdır.”

Refleksoloji nedir ?

Refleksoloji, bugün destekleyici ya da tamamlayıcı tedavi dediğimiz tedaviler arasında yer almaktadır.

Refleksoloji sinir noktalarını belirli tekniklerle uyarmanın ortaya elektrokimyasal mesajları çıkardığını bununda nöronların yardımı ile ilgili organı uyardığını savunur.

Bunun yanısıra psikolojide özellikle panik atak ve depresyon hastalığının tedavisinde destekleyici olarak uygulanmakta olup, başta Rusya ve Amerika'daki engelliler üzerinde özellikle otistik ve spastik engelli çocuklar ile felçli hastalar olmak üzere birçok engel grubunda ciddi gelişmelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Ayak ve el refleksolojisi belli noktaların manuel uyarılarak vücuttaki sinirlerin ve kan dolaşımının uyarılmasıdır. En yaygın uygulanan ise ayak refleksolojisidir. Stres belkide günümüz insanlarının karşılaştığı en temel sorundur. Bu sorunun sinir sistemimiz üzerindeki etkisi son yıllarda yapılan araştırmalarla kanıtlanmış olup günlük hayatta yaşadığımız birçok sorun buna dayalıdır. Stres kan dolaşımını yavaşlatır refleksoloji ise kan dolaşımını hızlandırarak vücudun besin almasını ve toksin atımını hızlandırır. Refleksoloji yaptıranların bağışıklık sistemlerinin daha iyi çalıştığı özellikle kışın yaşanılan soğuk algınlığı ve grip tarzı hastalıklara daha dirençli oldukları araştırmalarla ve yaptığımız çalışmalarla sabittir. Düzenli refleksoloji yaptıran hastalarımızın bu tip deneyimlerini bize aktarmaları bizim için sürpriz değildir.

 

Refleksolojinin tarihi

Yaklaşık on iki bin yıllık bir geçmişi olan refleksolojinin ilk uygulama yeri geleneksel tıbbın doğuş ve uygulama yeri olan eski Çin ve Mısır' dır.

Tarihte İnka ve Çin medeniyeti migren, bel - boyun fıtığı, troid ve mide rahatsızlıkları olmak üzere bütün nörolojik hastalıklarda bu yöntemi uygulamışlardır. Bunun yanısıra refleksoloji terapisinin bireyi günlük stres ve anksiyeteden uzaklaştırıp rahatlattığı bilinmektedir. Birde refleksolojinin eski insanların maymun türlerinin davranışlanı gözlemlemeleri ve bundan esinlenerek refleksolojiyi geliştirdiklerini söylememiz gerekiyor zira maymun türlerinin bazılarının hem kendi hemde diğer maymunların el ve ayak tabanlarını ovuşturup kaşıdıkları bilinen bir gerçekliktir…bugün bile bu görüntüleri bazı belgesellerde görebilirsiniz.

Bildiğimiz bugünkü refleks bölgeleri terapisi ile eski doğu basınç noktası masajı arasındaki ilişki hala bilinmemektedir. Ancak bu iki bilim dalı arasında bir ilişki varmış gibi görünmektedir. bizler şahsen böyle bir şeyin söz konusu olduğu hissini taşıyoruz. Birçok kutsal kitapta ve anlatıda , ayaklarla ilgili gelenekler hakkında bazı pasajlar bulunmaktadır. hatta kültürümüzde yaşayan ayak sağlığıyla ilgili atasözleri ve deyişler örnek gösterilebilir... 

Modern refleksolojinin tarihini araştırmak isteyen herkesin, Dr. William H. Fitzgerald ile başlaması gerektiğini düşünüyoruz. Zira doğuda geleneksel olarak hep varlığını sürdüren bu bilim batıya yada modern tıbbın merkezine bu doktor vasıtasıyla taşındı. Dr. Fitzgerald 1917 yılında “Bölge Therapy, or Relieving Pain At Home” isimli çok ilginç bir kitap yayınlamıştır. Bu kitapta, değişik aletlerle birlikte ağrıları elleri ve parmakları ile azalttığı hakkındaki başarılarından bahsetmektedir.

Bu doktorun katıldığı bir akşam yemeğinde tesadüfen, bir gazetede yüksek tonları artık çıkaramadığını söyleyen bir meşhur konser ses sanatçısı da bulunuyordu. Burada boğaz doktorlarının bu rahatsızlığın nedenini bulamadıkları da yazıyordu. Dr. Fitzgerald bayan ses sanatçısına, onun parmaklarına ve ayak parmaklarına bakıp bakamayacağını sordu. İncelemesi bittikten sonra, sanatçının yüksek tonları eskisi gibi çıkaramamasının, sağ ayak başparmağındaki bir nasır yerinden kaynaklandığını söyledi. İlgili bölgeye birkaç dakika basınç uyguladıktan sonra şarkıcı büyük ayak parmağındaki acının yok olduğunu söyledi. Bunun üzerine doktor kendisinden şu ricada bulundu. – ve ona şöyle dedi “Yüksek tonları çıkarmayı deneyin”. ordakiler bir mucizeye şahit olmuşlardı çünkü şarkıcı eskiden çıkardığından iki nota daha yüksek sese ulaşmayı başardı. Dr Fitzgerald Avrupa’da Viyana’da tahsil görmüş ve iki yıl boyunca Londra Kulak, Burun, Boğaz Merkez Hastanesinde doktor olarak çalışmıştır. 1902 yılında, burun ve boğaz servisinde başhekim iken, bölge terapisi ile tanıştı. Ağrıları azaltmak için, parmakların değişik kısımlarına basınç uyguladı, çok başarılı idi. Tohum atılmıştı artık. Bugünkü refleks bölgeleri terapisinin temeli bu çalışmalarla başlamıştır .bu ilk Kitap tıp dünyasında pek iz bırakmadı ve bazı doktorların kitaplıklarında tozlanmaya bırakıldı. Bölge terapisi teorisinden büyülenen bir doktorun haricinde.

Bu doktor, araştırılması gereken gerçek bir imkanın mevcut olduğunu gördü. Yanında çalışan terapisti düşünce ve isteklerinin ortağı yaptı. Tohum meyvesini vermeye başlamıştı.Bu doktorun adı Joe Shelby Riley, kendisi için çalışan terapistin adı ise Eunice İngham idi.

Dr. Riley, Dr. Fitzgerald’ın yaptığı işlere büyük bir ilgi gösterdi, ancak aktif olarak bununla uğraşmadı. Terapist olarak çalıştığı için Eunice İngham da bölge terapisine ilgi duyuyordu. Teori hakkında birbirleriyle epey tartıştılar. Bu teori hakkında daha fazla bilgi edinme isteği ortaya çıktığında bu durum Eunice İngham için adeta bir tutku haline geldi. Fitzgerald’ın genellikle eller üzerinde yoğunlaştığını biliyordu. Ancak madem ki ellerin bu tedaviye cevap verdiyse, vücudun diğer kısımlarının da, örneğin daha hassas olan ayakların da cevap verebileceğini düşünüyordu. Bu teoriyi Dr. Riley’e açmasından sonra 1930 yılında onun teşviki ile ayak refleks bölgeleri terapisi teorisini geliştirmeye başladı.

Ayakları incelemeye başladı. Vücut anatomisi ile karşılaştırılabilen hassas yerler buldu. Ayak bölgelerini vücuttaki organlarla ilişkilendirerek tam olarak kağıda döktü. Böylece, başparmağını belli yerlere bastırarak insanların ayaklarını tedavi etmeye başladı. Ayakları inceledi ve sürekli olarak hassas bölgeleri aradı. Bu esnada Fitzgerald’ın kitabında çizdiği temel vücut ve ayak resimlerini hatırladı. Acıyı uyuşturmak için el ve ayaklarda lastik halkalar ve kıskaçlar kullanılmasının Dr. Fitzgerald tarafından tavsiye edildiğinin burada hatırlatılması önem taşımaktadır. Ancak Eunice İngham bu tavsiyeye uymamıştır. Başparmağı ve parmakları ile ayaktaki hassas yerleri bulmayı başarmıştı.

Başlangıçta çok deney yaptığı bu metot, ayaktaki hassas yerleri bulmaktan ibaretti. Daha sonra buraya bir parça pamuk koyup, sardıktan sonra hastayı evine gönderiyordu. Bu sistem sayesinde refleks bölgeleri son derece uyarılıyor ve tepki vermeleri sağlanıyordu. Ancak daha sonra bunu bıraktı. Çünkü başparmağı ve parmaklarını kullanarak bir tedavi edici etkinin sağlanması daha yararlı görünüyordu.

Araştırmalarını, oradaki küçük bir köydeki insanları tedavi ederek yaygınlaştırmıştı. Çevresinde sinirsel yada metabolik hastalığı olan birçok hastanın iyileşmesine vesile oldu, çalışmaları köyündeki birçok bronşit ve saman nezlesi nöbeti olan insanın nöbetlerinin çok daha hafif geçmesini sağlamıştı. Teorilerini heyecanla hastalarda uyguluyordu. Bu süreçte bölge teorisini dahada geliştirerek açıklıyordu.
İlginçtir ki, tedavileri esnasında çok ağır olmayan vakalarda haftada birkaç kez yapılan seansların hastalar için yeterli olacağına kani olduğundan bahsediyordu.

Conesus Lake’e gelişinin başından beri, bu tedavilerin yararından o kadar emindi ki, sağlık konusunda bir kitap yazmayı ve tüm yurtta seminerlere katılmaya kararlıydı. Bunu da, o zamanlar ayak refleks bölgeleri tedavisinin etkili bir tedavi yöntemi olduğuna bizzat kani olan Dr. Riley’in rızası ile yaptı.
1938 yılında tüm deneyimlerini ve kanaatlerini 'Stories the Feet Can Tell’ isimli kitabında topladı. Bu kitap, bildiği diğer metotların hepsinden daha etkili olduğunu kabul ettiği refleks bölgeleri terapisini daha geniş kitlelere tanıtmasına yardımcı oldu. Bunun sonucunda birçok sağlık seminerine davet edildi. Bunu takip eden ‘Stories the Feet Have Told” isimli ikinci kitabı ilk kitabı kadar popüler oldu.

 

 

 


 


 



 
 
 

Refleksoloji nasıl uygulanır ?

Bu yönteme göre ellerimiz ve ayak tabanlarımızda vücudumuzun son bulduğu sinir noktaları mevcuttur. Bir başka deyişle her organın el ve ayak tabanında yansıdığı bir nokta vardır. Örneğin; ayaktaki karaciğer noktasına yapılan refleksoloji uygulaması karaciğeri uyarır.

Çoğu zaman özel tasarlanmış koltukta gerçekleşen seanslar 10 dakikadan 45 dakikaya varan sürede gerçekleşir. Tabiki küçük bebekler yada engelliler için çoğu zaman farklı bir uygulama vardır genelde bu tip vakalarda yumuşak bir minder yada hastaların anne tarafından kucağa alınmasını tavsiye ederiz.

Uygulama Sıklığı Nedir?

Refleksoloji, kişinin öngörüşmede belirlenen ihtiyacına göre haftada 2 seans (1 saat 15 dk.) uygulanması önerilir. Refleksoloji teşhis seansından sonra hastalığın seyrine göre terapi uygulanır,normali 6 ila 10 seanstır. 

Uygulama alanları nedir ?

- Stres ve anksiyete (kaygı - bunaltı)
- Panik atak
- Sınav stresi
- Depresyon
- Bel - boyun fıtığı - mide reflüsü
- Eklem ağrıları
- Dikkat eksikliği
- Otizm Spastik Özürlü (CP SEREBRAL PALSY)
- Motor gerilik (yürüme bozukluğu)
- Kas rahatsızlıkları ve kireçlenme
- Migren
- Hormon sorunları
- Astım
- Alt ıslatma
- Uykusuzluk - hazımsızlık
- Konuşma bozukluğu

Uygulama tekniği

Refleks bölgeleri masajı uygulaması için toplam beş basma tekniği vardır: Başparmak hareketi, parmak hareketi, ovma hareketi, sıvazlama hareketi ve sıkma hareketi.

Bu hareketler hem ellere hem de ayaklara aynı şekilde tatbik edilir. Önemli olan bu tekniğin kime nasıl uygulanacağıdır. Kişinin fizikî yapısı, yaşı ve o andaki sağlık durumu göz önünde bulundurulur. Meselâ iri yapılı bir insana daha kuvvetli, zayıf, yaşlı ve çocuklara ise, normal şekilde basarak masaj yapılır. Tedavi, başparmak veya başka bir parmağın kenarıyla basınç uygulanarak saat yönünde döndürülmesinden oluşur. Bu basınç genellikle oldukça derindir, ama acı verici olmak zorunda değildir. İyi bir refleksolog kısa, acısız seansların tekrarlanmasını, bütün hastalığın bir tek acı verici seans tedavisine tercih eder. Her seans 10 dakikadan 30 dakikaya kadar sürer ve birkaç seansa ihtiyaç olabilir. Hatta sık sık şikâyetler bir tek seanstan sonra ortadan kalkar.

Modern tıp tarafından iyi bilinir ki, iç organlar vücut yüzeyinde deri bölgeleriyle temsil edilirler ve bu deri bölgeleri, bu organlar ile aynı sinirleri paylaşırlar. Meselâ diyaframa tesir eden bir durum omuz başında acıya sebep olur, çünkü her ikisi de aynı siniri paylaşırlar. Bir organı temsil eden deri bölgesini uyararak, bu organ üzerinde fizyolojik bir etki elde edilebilir ve hayvanlar üzerinde yapılan birçok deney bunun böyle olduğunu ispatlamıştır.

Vücud organlarımız büyük çoğunlukla simetrik olduğundan her iki ayakta ve elde aynı bölgeler mevcuttur. Ancak kalbin solda oluşu, midenin eşit olmayan bir şekilde sol ve sağ taraflara kayması, körbağırsağın ve karaciğerin sağda oluşuna göre bunlara karşılık gelen masaj bölgeleri de sağ ve sol ayaklarda farklı yerlerdedir.

Şimdi muhatabınızın vücudunda ağrıyan ve hasta olduğunu söylediği organın ayaktaki ve eldeki karşılığını bulup buraya saat istikametinde masaj yapmaya başlayın. Ağrıyan taraf vücudun sol kısmındaysa sol ayağa ve ele, sağ taraftaysa o tarafın el ve ayağına masaj yapacaksınız.  Ancak yine de ciddi hastalıklara karşı dikkatli olmak ve doktora görülmeyi ihmal etmemek gerekir. Bu metodlar kesin olarak ispatlanıncaya kadar her şeyimizle tamamen bağlanmak ve hastanelerde devam eden tedavimizi kesmemiz doğru değildir. Zaten bir kısım hekimler bu tekniklere “Alternatif Tıp” yerine “Komplementer Tıp” yani “Tamamlayıcı Tıp” adını vermektedirler. Dolayısıyla normal tıbbî tedavi yapılırken, ilâve olarak yapılması tavsiye edilmektedir. Bununla beraber yan tesiri ve bir riski olmadığı için boş zamanlarımızda denemenin bir sakıncası yoktur.  Bir zamanlar akupunktur da aynı durumdaydı, fakat bugün artık modern tıp tarafından da kabul edilir olmuştur. İleride bu bioenerji kanalları ve kanalların nasıl bloke olduğu da daha açık deneylerle kanıtlanabilir.

 Bazı insanların bioenerjilerini yoğunlaştırarak ve kendini bütün benliği ile vererek sevdiği insana karşı yaptığı masajın çok daha tesirli olduğu tesbit edilmiştir. Masaj yapılan kişinin buna inanması ise tesiri daha da artırmaktadır.

 Dikkat! Eğer el ve ayağın yüzey kısmında damarlar çok belirgin kabarık duruyorlarsa,çok yavaş ve yumuşak basılarak, masaj yapılmalıdır. Yoksa aksi taktirde hematom vakasına (damar zedelenmesi sebebiyle oluşan iç kanama neticesindeki morarma) yol açılmış olur.

 

Refleksoloji ile ilgili bazı araştırmalar :

Doğum

Ayak refleksolojisi uygulanan kadınlarda ağrıların azaldığı ve çalışma gücünün arttığı görülmüştür.10 seans refleksoloji tedavisi gören hamile kadınlar çok daha az sancı ile doğurmuşlardır.Doğumdan önce ayak refleksolojisi uygulanan hamilelerde doğum sonrası emzirme kapasitesinin arttığı saptanmıştır.

Hamilelik Hamilelikte annenin ayağının uyarılmasının ceninin hareketliliğini artırdığı gözlenmiştir.

Çocuk Sağlığı Zatürreeye yakalanan küçük çocuklara  ilaç tedavisiyle birlikte refleksoloji uygulandığında, sadece ilaç tedavisi görenlerden çok daha hızlı iyileştikleri görülmüştür.Kolite yakalanmış çocuklara refleksoloji uygulandığında %50 oranında  ağlama sürelerinde azalma ve  çok daha hızlı iyileşme görülmüştür. 50 çocuğa uygulanan bir klinik çalışmada refleksolojinin idrar tutamama sorununu çok büyük ölçüde çözdüğü saptanmıştır.Yüksek doz kemoterapi gören akut lösemi hastası çocuklara uygulanan el masajının bulantı, kusma, endişe durumunda ortaya çıkan hızlı nabız ve yüksek kan basıncı problemlerini gidermede etkili olduğu görülmüştür.   Beyin felci olan çocuklarda, refleksoloji uygulananlarda uygulanmayanlara kıyasla önemli ölçülerde iyileşmeler görülmüştür. Ayak refleksoloji uygulanan  zihinsel özürlü çocukların boyunda, kilosunda, sağlık durumunda, sosyal ve zihinsel gelişiminde refleksoloji uygulanmayanlara göre ciddi ilerlemeler görülmüştür. 

Kadın Sağlığı Sancılı adet gören kadınların %95 'inde ayak refleksolojisi etkili olmuştur.Adet öncesi semptomlar (PMS) yaşayan  kadınların %46 'sında refleksoloji etkili olmuştur.Menopozlu 42 kadına ayak refleksolojisi uygulanmış, bunlardan   17 'si (% 40,5) tamamen, 20 'si (% 47,6) önemli ölçüde iyileşmiş, 4 'ünde (%9,5) etkili sonuçlar alınmıştır.  Hastalardan yalnızca 1’ inde sonuç alınmamıştır.  

Erkek Sağlığı Refleksoloji, iktidarsızlık sorunu olan erkeklerde % 87.5 , diğer cinsel sorunlarda % 100 etkili olmuştur.  İlerlemiş prostat sorunu refleksoloji ile belirli bir ölçüde azaltılmıştır.  

İyi Yaşlanma Ayak refleksolojisinin kanser, yaşlanma ve çeşitli hastalıklarda hücrenin yapısına zarar veren kimyasalların sayısını azaltarak yararlı antioksidantların ise sayısını artırarak iyileştirici rol oynadığı görülmüştür.  Ayak refleksolojisi uygulanan bireylerde kandaki yüksek kolesterol ve  yüksek monogliseridin düştüğü gözlenmiştir. Kabızlık sorunu çeken bireylerin refleksoloji uygulanması sonucunda bağırsaklarının normal çalıştığı saptanmıştır.Refleksoloji uygulanan kişilerde kan dolaşımının düzeldiği görülmüştür.Ayak refleksolojisi böbreklerdeki kan dolaşımını düzenleyerek daha sağlıklı çalışmalarını sağlar.  Refleksoloji paspasında yürümek kan basıncını düşürür, ağrıları azaltır.Yaşlılarda kontrolü artırarak düşmeleri önler.Refleksoloji uygulanan boyun kasılması olan bireylerde çok yüksek oranda iyileşme görülmüştür.  Ağrılı ve düzensiz sindirim sorunlarında ayak refleksolojisinin ilaçlardan daha etkili olduğu görülmüştür.    Yorgunluk, uykusuzluk ve mide sorunları gibi rahatsızlıklar için kullanılan ilaçların yan etkilerinin giderilmesinde ayak refleksolojisi başarılı olmuştur.   Ayak refleksolojisinin beyaz kan hücre sayısının eksikliğini (leukopenia) gidermede ilaçlardan daha etkin olduğu görülmüştür.

Ağrıyı İyileştirme Refleksoloji böbrek ve idrar yolu taşlarının neden olduğu ağrıları azaltmaktadır.   Refleksoloji diş ağrısı çeken hastaların % 66 'sının ağrısını azalttığı gibi % 26 'sının semptomlarını ortadan kaldırmıştır.

Ameliyat Sonrası İyileşme Böbrek ve idrar yolundaki taşlarını kırdıran hastalardan refleksoloji uygulananlarda ağrının daha az olduğu, çok geçmeden taşları düşürdükleri görülmüştür.  Ameliyat sonrası ağrı kesicinin yanı sıra ayak refleksolojisi yapılan hastalarda, sadece ağrı kesici alan hastalara göre şiddetli ağrıların daha az olduğu görülmüştür.Laproskopi sonrası  ağrıların azaltılmasında ayak refleksolojisinin etkili olduğu görülmüştür.Bypass sonrası uygulanan refleksoloji hastaların psikolojik ve fiziksel açıdan iyileşmelerini hız kazandırmıştır.