İnsan boynu, medulla spinalis,
spinal sinirler, karotis ve
vertebral arterler gibi çok
önemli vücut yapılarını
barındıran, pek çok organ için
bağlantı noktasını oluşturan,
baş için bir destek işlevi
gören, omurganın en hareketli
bölümüdür.
Boynun bu büyük hareket
kabiliyeti, aynı zamanda
darbelere ve zedelenmelere
daha fazla maruz kalmasına yol
açar. Bu durum omurga
içersinde ağrı nedeni olarak
boynun belden sonra ikinci
sırayı almasında rol oynar.
Erişkin yaşta her on kişiden
biri, boyun ağrısı yakınması
ile doktora başvurmaktadır.
Özellikle çalışan nüfusun
%40-70'inde iş kaybına yol
açan boyun ağrısına
rastlandığı bildirilmiştir.
Boyun ağrılı her dört hastadan
birinde travma öyküsü
bulunmaktadır. Boyun ağrısı
açısından risk altındaki
kişiler arasında kötü postürü
olanlar, ileri yaşta olanlar,
sedanter yaşam sürenler,
mesleki zorlanmaya maruz
kalanlar sayılabilir.
Birbirinden farklı pek çok
patoloji boyun ağrısına yol
açabilir.Yanlış duruş, psikolojik
stres, soğuğa maruz kalmak,
yorgunluk gibi etkenler boyun
bölgesinde ağrı nedenidir.
Uzun süreli bilgisayar -
daktilo kullananlar, sürekli
tek noktaya odaklaştıkları
için boyun kaslarının
yeterince hareket etmemesi
sonucu ağrı çekerler.
Boyun ağrısı nedenleri 3 temel grupta incelenebilir:
1.
Kas iskelet sistemi kaynaklı
mekanik nedenler
2.
Boyun dışı bölgelerin
hastalıklarının neden olduğu
ağrının boyun bölgesinde
hissedilmesi (yansıyan ağrı)
3.
Boyun bölgesini tutan
yangısal, enfeksiyöz ve
tümöral hastalıklar.
Akut boyun ağrısının en sık nedenleri:
1.
Boyun fıtığına bağlı ağrı
atakları
2.
Miyofasiyal ağrı sendromu
3.
Boyun bölgesindeki yumuşak
dokuların zorlanması (Servikal
Strain)
Kronik boyun ağrısının en sık nedenleri:
1.
Boyun kireçlenmesi
2.
Sık görülen bazı iltihaplı
romatizmal ağrılar (Ankilozan
Spondilit, Romatoid artrit)
3.
Fibromiyalji
Özellikle stres boyun
kaslarında kasılmaya neden
olur ve boyun ağrısı ve
gerilim baş ağrısı ortaya
çıkar. Bu şekilde ortaya çıkan
ağrılarda kas gevşeticilerin
yanı sıra bölgeye yapılan
enjeksiyonlar, gevşeme
egzersizleri, fizik tedavi
yapılması ve antidepresan ilaç
verilmesi yoluna gidilir.
BOYUN FITIĞI
Belde olduğu gibi boyunda da
fıtık olabilir. Omurları
birbirinden ayıran diskler
yarı eklem sayılırlar. Disk
ortasında jel kıvamında bir
madde ve bunun çevreleyen
yastıkçıklardan oluşur. Bu
yastıkçıklardan daha dışta
olanlar içtekilerine göre
serttirler. Yaşın ilerlemesi
ve travmaya maruz kalma
durumlarında bu yastıkçıklar
yıpranmaya başlar. Dıştaki
tabaka giderek incelir, ani
yapılan ters bir hareket
sonrasında yırtılır. İçteki
jel kıvamındaki madde bu
yırtıklardan dışarı doğru
kayarak, omurilikten çıkıp
kolumuza giderek o bölgelere
hareket emri veren veya o
bölgelerin duyusunu
algılamanızı sağlayan
sinirinize baskı yapar.
Böylece boyun-kol ağrısı ve o
kolumuzda uyuşma,
karıncalanma, bazen de
güçsüzlük hissederiz.Böyle
durumlarda ilaç tedavisinin
yanı sıra öncelikle istirahat,
daha sonra fizik tedavi,
yetmediği durumda ise son
zamanlarda gelişen tekniklerle
bölgeye iğne (epidural steroid
enjeksiyonu) veya kateter (epidural
lizis) adı verilen ince
sondalarla girilerek ilaç
verilmesi, bu da olmadığı
taktirde cerrahi girişim
gerekebilir. Hasta düzenli
olarak boyun egzersizlerini
yaparak ve boyun koruma
prensiplerine uyarak ağrının
sık tekrarlamasını önleyebilir.

BOYUN KİREÇLENMESİ
Servikal omurgayı meydana
getiren yapıların(kemik, bağ,
kas) yozlaşması sonucu ortaya
çıkan ve buna bağlı sinir ve
damarsal bozuklukları da
içeren klinik bir tablodur.
Nedenlerinin yaşlanma, mikro
travmalar, makrotravmalar,
duruş bozuklukları ve genetik
faktörler olduğu
düşünülmektedir. Boyun ağrısı,
kola yayılan ağrı, baş ağrısı,
boyunda tutukluk, kolda
güçsüzlük - hissizlik- yanma-
batma, ellerde zayıflık-
beceri azalması- uyuşma-
karıncalanma, kulak çınlaması,
baş dönmesi ve bulanık görme
gibi yakınmalara neden
olabilir.
Boyun kireçlenmesine bağlı ağrının tedavisinde kullanılan
yöntemler:
·
İstirahat
·
Boyun korsesi
·
İlaç tedavisi
·
Fizik tedavi
·
Egzersiz
·
Enjeksiyon yöntemleri
·
Eğitim
FİBROMİYALJİ
Fibromiyalji; süregen ağrı,
tutukluk, yorgunluk ve vücudun
bazı noktalarında derin
hassasiyet ile tanımlanan bir
hastalık grubudur. Sıklıkla
30- 60 yaşları arasında ve
kadınlarda görülür. Ağrı,
yaygın olmakla birlikte
sıklıkla boyun ve bel
bölgesinin derin dokularında
hissedilir. Omuz, dirsek, diz
ve ellerde de ağrı olabilir.
Baş ağrısı sıklıkla eşlik
edebilir. Hasta, el ve
ayaklarının şiş olduğundan
yakınabilir. Ancak şişlik
sıklıkla saptanamaz. Sabahları
dinlenmeden uyandığını ifade
eden hasta sayısı oldukça
fazladır.
Yakınmalar soğuk ve/ veya
nemli hava, yorgunluk,
psikolojik gerginlik ve
hareketsizlikle artarken sıcak
ve kuru havada, masaj ve
aktivite ile azalır.
Fibromiyalji genellikle
kendisinden ve çevresinden
beklentileri fazla olan
kişilerde görülür.
Fibromiyalji hastalığında
tedavi oldukça güç ve
yavaştır. Hastalık genellikle
yıllar boyu devam eder.
Çeşitli tedavi programları ile
geçici bir rahatlama
sağlanabilir. Ancak
yakınmaların tamamen
kaybolması nadirdir. Tedavide
1. basamak hastaya hastalık
hakkında bilgi vermektir. 2.
basamağı ise ağrıyı geçirme ve
fonksiyonu artırmaya yönelik
tedavi girişimleri (ilaç
tedavisi, fizik tedavi ve
egzersiz) oluşturur.
SERVİKAL STRAİN
(Boyun bölgesindeki yumuşak
dokuların zorlanması):
Travma ve duruş bozukluğu
sonucu gelişen, boyunda
tutukluk ve lokal ağrı ile
karakterize bir tablodur. Masa
başında çalışanlarda olduğu
gibi boynu uzun süre aynı
pozisyonda tutmak, yatarak
televizyon seyretmek, uygun
olmayan yastık ve yatakta
yatmak gibi nedenler boyunda
zorlanmaya yol açabilirler.
Kaslarda kasılma
gelişeceğinden boyundaki
normal olan eğrilik azalır,
boyun hareketleri ağrılı ve
kısıtlı olur. Boyna yönelik
radyolojik tetkiklerin sonucu
genellikle normaldir.Tedavi;
ilaç, fizik tedavi ve egzersiz
yöntemleri ile mümkündür.