Bu
anlayışla artık günümüz batı
tıbbıyla CAM arasındaki ana
temasal farklılıkların
bazılarını irdeleyebiliriz.
Hastalığın Kökeni
TM/CAM
uygulamalarının çoğu,
organizmanın doğası ve nasıl
çalıştığına dair oldukça
radikal bir modelle
çalışmaktadır. Bilinen
anatomi dışında, her
hastalık için esas neden
olan bir de "sübtil enerji"
anatomisi olduğu düşünülür.
Bu anatomi örneğin
akupunkturda olduğu gibi
"meridyen sistemleri"ni
içerir. Meridyenler, sübtil
enerjinin beden içinde
akmasını sağlayan ve
fiziksel organların doğru
çalışması için gerekli yaşam
gücünü sağlayan bir
kanallar sistemidir.
Hastalıklar bu enerjinin
doğal akışında meydana
gelebilecek blokajlar
sebebiyle oluşur ve bu
blokajlar ortadan
kaldırıldığında tekrar
sağlığa kavuşulur. Enerji
blokajlarının ana sebepleri,
hormon salgılanmasını ve
kasların gerilmesini
tetikleyen şiddetli olumsuz
düşüncelerdir. Sürekli
tekrarla, bu etkiler
alışkanlık haline gelir.
Genellikle kendimizle içsel diyaloğumuz, sürekli
geçmişin acılarını ve onunla
ilgili olumsuz hisleri
yeniden canlandıran, kendini
tekrar eden ve olumsuz bir
niteliktedir. Bu içsel
diyaloğun olumsuz özelliği,
devamlı aynı olumsuz hisleri
ve onunla ilgili kas ve
kimyasal tepkileri yeniden
tetiklemesidir. Zamanla bu
tekrarlar, bedendeki sübtil
enerjinin normal akışında
blokajlar oluşmasına
sebebiyet verir, sonunda da
organları etkileyerek
fiziksel hastalığın ortaya
çıkmasına temel oluşturur.
Bu sebeple TM/CAM, tüm
fiziksel belirtilerin
altında, hastanın
deneyimlediği şekliyle
hayatının derinlerinde yatan
duygusal bir sebep olduğunu
savunur. Böyle bir
yaklaşımın, günümüz batı
tıbbından ne kadar radikal
bir şekilde farklı olduğunu
ve tedavi anlamında çok daha
değişik yöntemler
kullanılmasına yol açacağını
görmek zor değildir.
Holistik
TM/CAM'in
bir başka temel özelliği de,
zihin, beden ve ruhu
kapsaması anlamında holistik
bakış açısıdır. TM/CAM
bedene kendini doğal olarak
tedavi edebilen bir
mekanizma olarak bakar ve
kendi kendini tedavi
kapasitesinin açığa
çıkması için yollar arar.
Genellikle günümüz batı
tıbbının bedenin önemini göz
ardı ettiği ve bu önemi onun
yerine bazı belirtileri
tedavi etmek için ilaç
kullanılmasına verdiğini
görürüz. Doktora giden
hastaların %80 ve fazlasının
gösterdiği semptomların
altında duygusal sorunlar
olduğu tahmin edilmektedir.
Bu tarz problemlerle ilgili
olarak doktorların
eğitimleri ve iş yükleri,
görülen semptomları
azaltmaya yönelik çeşitli
ilaçlar yazmaktan (antidepresanlar,
ağrı kesiciler,
antibiyotikler) başka birşey
yapmalarına izin vermez.
Buna karşılık hastalıkların
kökeniyle ilgili anlayışı
göz önünde bulundurulduğunda
TM/CAM'ler, hastanın
duygusal problemlerinin su
yüzüne çıkartılması ve yaşam
tarzının daha sağlıklı,
önleyici bir yola sokulması
esasına göre çalışır.
Tedaviyle, bedendeki sübtil
enerji akışının yeniden
dengelenmesi ve bu yeni
dengenin muhafaza edilmesi
için gerekli olan arka
plandaki sorunların
iyileştirilmesi amacı
güdülür.
